Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Acayip Kaybedenler Kulübü Tarih -

532 Nika ayaklanması, İmparator 1.Jüstinyen döneminde Hipodrom’da meydana gelen ve 30.000 kişinin katledilmesiyle son bulan isyandır. İstanbul tarihinin en kanlı olaylarından birisidir. Belki de en kanlısı… Peki Nika isyanı nasıl başladı ve neden bu kadar kanlı bir şekilde bastırıldı?

Sonradan İmparator Jüstinyen Olarak Anılacak Olan Flavius Petrus Sabbatius İustinianus’un Taht Yolcuğu

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Roma İmparatoru olan amcası Jüstin’in MS 627’de sarf ettiği şu sözlerle başlar: “Halkımın kararı sonucunda yeğenim ve evlatlığım Jüstinyen’i eş imparator ilan ediyorum”. Kısa süre sonra Jüstinyen, 45 yaşında iken Ayasofya’da gerçekleştirilen törenle birlikte imparatorluk alameti olan erguvan moru pelerini omzuna takar. 

Karısı Theodora ile birlikte Konstantinopolis’in en büyük sarayına yerleşir. Theodora soylu olmadığı halde imparatoriçe olan ilk Romalı kadındır. 6.yy’da yaşamış bir Romalı tarihçi onun için şu satırları not düşer: “Roma, tarihi boyunca fahişelik yapan çok imparatoriçe görmüştür ama imparatoriçe olan fahişeyi ilk kez görüyor”.

Konstantinopolis’te Sular Isınıyor

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Nika ayaklanmasının vuku bulduğu araba yarışları başlamadan önceki haftalarda, Konstantinopolis’te önemli gelişmeler olmuştu. Doğuda General Belisarius Pers ordularını yenmiş, batıda ise sınırlar Adriyatik’e kadar genişletilmişti. Kafkas orduları da buraya çağrılmıştı. Anlamı ise netti: İtalya ve Sicilya’ya sefer! Oysa Romalılar artık savaş istemiyorlardı.


Perslerin ve göçmen kavimlerin baskısıyla askeri harcamalar artınca; hasat şenliklerinde bedava şarap dağıtılmadığı gibi, her yıl Hz İsa’nın doğum gününde verilen sikkeler de dağıtılmamıştı. Fırıncılar sokağı da, vali (Praetor) tarafından konulan ek vergiyi anlamlandırmaya çalışıyordu.


Tüm bu hoşnutsuzluklar bir araya gelince sokaklar karıştı, muhafızlar müdahale etti… Vali, 7 kişiyi tutuklamış ve idam ettirmişti. Ancak bunlardan 2’sinin ipleri kopmuş ve çevredekilerin de yardımıyla bir kiliyse sığınmışlardı. İstanbul halkı ise bu durumu ilahi bir işaret olarak yorumlamıştı.

Romalıların Sesi Yükseliyor: Nika, Nika, Nika!

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Ocak 532 yılında Konstantinopolis halkı, araba yarışları için hipodromda toplanmaya başlamıştı. Yarışın bu ilk gününde İmparator ile halk temsilcileri arasında bir görüşme olacaktı.

Maviler ve Yeşiller

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Maviler ve Yeşiller, o dönemin politik taraftar grupları idi. Şehir milislerinin de kaynağı olan bu gruplar, farklı takımları tuttukları gibi farklı çevreleri temsil ederlerdi.


Yeşiller, zanaatkârları ve tüccarları yani şehirlileri; Maviler ise çiftçileri ve toprak sahiplerini yani köylüleri temsil ederlerdi. Maviler hipodromda, imparatorluk locasının sağında yani gölgelik kısımda; yeşiller ise sol tarafta otururlardı.


Yukarıda bahsettiğim, kiliseye sığınan iki kişiden biri mavilerden, diğeri ise yeşillerdendi. Halk yarışlar öncesi her zamanki gibi Jüstinyen lehine sloganlar atıyor ve af talebinde bulunuyordu. Kendi valisinin kararını çiğnemek istemeyen Jüstinyen ise bu taleplere cevap vermiyordu.

Hipodromda İsyan

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Son yarışlar da tamamlanmasına rağmen hipodrom boşalmıyordu . Önce homurtular yükseldi, ardından güçlü sloganlar: “Yaşasın zulüm gören Maviler, yaşasın Yeşiller”. İki grup bir araya gelmiş ve hipodromdan sokağa akıyordu. Valilik binası önünde Romalıların önünü askerler kesti fakat kalabalık durmayacaktı: Askerler öldürüldü, bina basıldı! Valilik binası altındaki zindanlara giren maviler ve yeşiller, buradaki mahkumları serbest bırakıp binayı ateşe verdiler. Ateşi harlamak için atılan saman balyaları rüzgarın etkisiyle savruldu ve önce senato binasını, ardından da Ayasofya Kilisesi’ni tutuşturdu. Yangın, gece boyunca sürecekti…

Çarşamba günü (ertesi gün) Jüstinyen İstanbul halkını sakinleştirmek için yarışların devam etmesini emreder. Romalılar hipodromda toplanır fakat atlara bağlanmış arabaların gösterisini izlemek için değil, tüm bu olumsuzluklara neden olduğuna inandıkları yöneticilerin azlini istemek için!

Senato Nika Ayaklanması için Toplanıyor

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Durumu değerlendirmek isteyen Jüstinyen, senato üyelerini saraya çağırdı. Zaten sokaklarda asker yoktu, en güvenli yer burasıydı. Senatörler ve diğer bürokratlar Jüstinyen’e halkın taleplerini kabul etmesi için baskı yaptılar ve başarılı da oldular.


Komutan Mundus, Konstantin Forumu’nda istedikleri azil ve atama işlemlerinin yapılacağını halk temsilcilerine bildirdi. Ardından tellallar halka eve dönmeleri gerektiğini ve oyunların ertesi gün devam edeceğini duyurdu. Fakat Jüstinyen karşıtları halkı galeyana getirmek için çaba harcıyorlardı. Çok uğraşmaları da gerekmemişti: Kendine güveni gelen ve durumdan cesaret alan gruplar, tekrar sokaklara dağıldılar.


Mese caddesinde (orta cadde) toplanan Romalılar hep bir ağızdan Konstantinopolis’i “Nika, Nika, Nika” diye inletiyordu: Zafer, zafer, zafer!

Nika İsyanı Büyüyor

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Kalabalık, Jüstinyen’in rakiplerinden Anastasius’un yeğeni Probus’un evine yöneldi. Onu imparator ilan etmek istiyorlardı fakat Probus böyle durumlarda olabilecekleri tahmin edebilecek kadar tecrübeli bir politikacıydı ve Konstantinopolis’i çoktan terk etmişti. Anlamsızca öfkelenen isyancılar, Probus’un evini yaktılar.


Bu arada General Belisarius subaylara ne yapmaları gerektiğini bildiriyor ve sarayda güvenlik tedbirlerini arttırıyordu. Jüstinyen’in başmabeyincisi ve yardımcısı Narses ise imparatoruna dışarıdaki olayların öngörülemez olduğunu ve isyancı grupların silahlı olduğunu anlatıyordu.

Jüstinyen Halkın Karşısında

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Elinde İncil ile hipodroma gelen Jüstinyen; kimsenin suçlanmayacağını, kimsenin yargılanmayacağını ve olayların son bulması halinde herkesin gündelik hayatına devam edebileceğini ilan etti. Ancak iş işten geçmişti… Kalabalık Jüstinyen’e hakaret etti ve ona inanmadıklarını söyledi. Jüstinyen, İncil’i tutan elini havadan indirip locadan çekildi.


İsyancılar ise hipodromda yeniden zaferlerini haykırıyorlardı: Nika, Nika, Nika!


Theodora’dan ötürü İmparatordan nefret eden senatörler ise halkın saraya yönelmesi için çaba harcıyordu. Onun deniz yoluyla Konstantinopolis’i terk edeceğini biliyorlardı. İş öyle bir notaya gelmişti ki, bazı saray muhafızları bile artık Jüstinyen’i korumak istemiyorlardı.

İsyancıların Yeni İmparatoru

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Zaferlerinden emin olan isyancılar, Anastasius’un en büyük yeğeni olan Hypatius’u imparator ilan ederek başına zincir (taç bulamadıkları için) taktılar. Yeni imparator, kulağında karısının “seni ölüme götürüyorlar” sözleri çınlarken omuzlarda, Mese caddesi boyu gezdiriliyordu. Az sonra kendisini sırtında erguvan moru pelerinle, hipodromun imparatorlara ait locasında buldu… Nika ayaklanması doruk noktasındaydı!


Bu arada tarihin akışını değiştiren, isyancıların kaderini belirleyen bir şey oldu. Sarayı gemilerle terk etmeye niyetlenen Jüstinyen’in karşısına dikilen imparatoriçe Theodora şu konuşmayı yaptı: “Yeterince altınımız var, ömrümüzün sonuna kadar rahat ederiz. Ama 1 gün kendine soracaksın, ya kalsaydım diye! Benim inancıma göre eğer erguvani pelerini omzuna taktıysan, onu çıkarmamalısın. Bana gelince, ben atalarımızın sözüne her zaman inanmışımdır, erguvani pelerin kefenim olsun!”


İmparator Jüstinyen utandığından mı yoksa cesaret bulduğundan mı bilinmez fakat son anda kalmaya ve nika isyanını ne olursa olsun bastırmaya karar verdi. Önce çok güvendiği iki komutanını aldı yanına. Belisarius ve Mundus ile son ve en öldürücü müdahaleyi planladı: Mundus hipodromun Augusteum kapısını tutacak, Belisarius ise saray geçidini kullanarak ayaklanmacıların liderlerini tutuklayacaktı.


Muhafızların Sessiz Direnişi

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Müdahale öncesinde hesaplanmayan bir şey oldu ve saray kapısındaki muhafızlar tüm emirlere rağmen hipodroma giden yolu açmadılar. Jüstinyen, bu ihaneti asla unutmayacak ve kötü cezalandıracaktı…


Belisarius ve komutasındaki askerler sarayın etrafından dolaşarak hipodroma girdiler. Bu sırada Narses dışarıdakilere, “bunlar size ne kazandırabilir” diye soruyordu. Belisarius ve Got askerleri locanın kapısına varmışlardı. Maviler belki direnmiyorlardı fakat locanın kapısını da açmıyorlardı. Ne isyanın liderlerini ne de Hypatius’u teslim etmeye niyetleri yoktu. Bu esnada kalabalık içerisinde hareketlenme oldu ve askerlere ufak sataşmalar başladı. Locadaki muhafızlarla ayaklanmacılar arasında sıkıştığını düşünen Belisarius, aniden harekete geçti.

Katliam Başlıyor

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Kılıcını kınından çıkarıp, günlerdir yorulan ve halka bilenen askerlerine saldırı emri verdi. Süvariler bir anda ok ve mızrak yağmuruna başladılar. Mundus ise Ölüm Kapısı’ndan (eskiden ölen gladyatörlerin çıkarıldıkları kapıdan) taarruza geçti. Ardından Narses elindeki küçük ama özel eğitimli askerlerle yardıma geldi. Tam bir katliam yaşanıyordu… Erkekler, kadınlar, yaşlılar… Hipodromun beyaz mermerleri kandan gözükmeyinceye, tek bir sivil canlı kalmayıncaya kadar askerler ölüm olup yağdı halkın üstüne…


532 yılının Ocak ayında Hipodromda başlayan Nika isyanı, yine hipodromda 30.000 kişinin ölümüyle son bulmuştu… Bazı tarihçilere göre ölü sayısı 40.000 idi. Harold Lamb’a göre ise bu sayı gerçekte birkaç bin kişidir. Ekseri görüş ise 30 bin kişidir. Sadece Roma döneminin değil, tüm İstanbul tarihinin en kanlı olayı, Nika ayaklanmasıdır.

Nika İsyanının Etkileri ve Normale Dönüş

Konstantinopolis'te Gerçekleşen Dünya Tarihinin En Kanlı Holiganizm Vakası!

Nika ayaklanması katliamı pazar öğleden sonra durmuştu. Yalnızca Hypatius sonradan ölmüştü (ya da öldürülmüştü). Dönemin Romalıları bunun ardında Theodora’nın olduğuna inandılar. Fakat asla nasıl öldüğü anlaşılamadı. Aslında halk daha fazlasını bekliyordu: İsyancı avı! Ama bu hiçbir zaman gerçekleşmedi. Aksine Jüstinyen af ilan etti. Herkesin işinin başına dönmesini ve kimseye dokunulmayacağını bildirdi. Hatta Hypatius’un çocuklarına kaybettikleri hakları geri verdi.


Nika ayaklanmasının hemen ardından yangınlar söndürüldü ve harabeye dönüşen şehir yeniden imar edilmeye başlandı. Yeniden inşa edilen yapıların arasına yeryüzünün en büyük mabedi de girecekti: Ayasofya! 


Nika isyanının en büyük etkisi senatoya oldu. Her ne kadar sürgüne gönderilen senatörlere af çıkmış olsa da, Seatos populusque Romani (S.P.Q.R) bir daha asla eski önemine kavuşamadı. Geleneklere göre imparator, aldığı her kararı senatoya danışmak zorundaydı ama paranoyak bir hale bürünen Jüstinyen artık tüm kararlarını kendi başına alacaktı.


İsyanın diğer önemli etkisi ise hipodroma yönelik oldu. Yarışlar süresiz durduruldu ve hipodrom kamusal toplantılara kapatıldı. Burası artık sadece özel gün ve bayramlarda kullanılan bir alan olacaktı.

6 emoji
3 emoji
1 emoji
1 emoji
1 emoji
0 emoji
0 emoji

comment-vikilist VİKİLİST ÜYELERİ NE DİYOR?

Yorum Yazın

vikilist-avatar